fırında sebzeli mantar

1 Mayıs 2009 Cuma


bu yemek uydurduğum fırın yemeklerinden biri. mantarı çok sevdiğim için mantarlı yemek tarifleri uydurmayı seviyorum. bu sebzelerle ilk kez denedim, sonuç başarılı. tarif çok basit ve kısa sürede hazırlanıyor.

malzemeler

1 soğan

350gr düğme mantar(başka mantar kullanmanız da mümkün tabi ki)

2 kabak

2 havuç
zeytinyağı
karabiber ve kekik

3-5 çorba kaşığı krema
üzeri için, rendelenmiş kaşar peyniri

soğanı doğradım ve zeytinyağında biraz kavurdum. tencereye sırayla doğranmış havuç, mantar(düğme mantar kullandığım için mantarları bütün koyuyorum) ve kabakları ilave ettim. hiç su eklemeye gerek yok zaten mantarlar kendi suyunu salıyor.

tuz, karabiber ve kekik ekleyip sebzeler yumuşayıncaya kadar pişirdim.
piştikten sonra yemeği fırın kabına alıp üzerine kremayı gezdirdim. krema şart değil ancak kullanmanızı öneririm. kaşar peyniri rendesi serpip 200 derece fırında kaşar eriyinceye kadar pişirdim. hazırlanması sanırım 40-45 dakikayı geçmedi. çok pratik ve lezzetli bir yemek oldu.

soya kıymalı patlıcanlı lazanya

14 Nisan 2009 Salı


ne zamandır yapmak istiyordum ancak zahmetli olduğunu düşündüğüm için denememiştim. markette yumurtalı lazanya görünce alıp yapmaya karar verdim. lazanyanın patlıcanlı olmasının nedeni evde kullanmam gereken patlıcanlar olmasıydı ancak iyi ki de öyle olmuş.

malzemeler

lazanya(ben 8 yaprak kullandım)

1 soğan

2 patlıcan

1/2 bardak soya kıyması

zeytinyağı

1 kaşık domates salçası

2 domates(rendelenmiş)

2 diş sarımsak

tuz, karabiber

rendelenmiş kaşar

beşamel sos için

2 kaşık tam un

2 kaşık tereyağ

2 bardak süt

tuz


lazanyaların beklerken birbirine yapışmaması için önce yemeğin ara malzemesini hazırladım. soya kıymasını 10-15 dakika suda beklettim. bekleme süresi için kullandığınız ürünün talimatlarına uyun. türkiye'deyken soya kıyması olarak bünsa ve doğa markalarını kullanıyordum. sonraları ülker de soya kıyması üretmeye başladı ancak tadını kıymaya benzetmeye çalıştıkları için onu pek sevmedim.

soya kıyması suda beklerken soğanı zeytinyağında kavurdum. sırayla salça, rendelenmiş domates ve suyunu süzdürdüğüm soya kıymasını ilave ettim.

patlıcanları, sarımsakları(bütün olarak), tuzu ve karabiberi ekleyip susuz olarak kısık ateşte pişirdim. domates rendesinin suyu yeterli gelmezse, biraz su ilave edebilirsiniz.
yemek piştikten sonra sarımsakları çıkardım.

beşamel sosu hazırlamak için tereyağı eritip unu kavurdum. sürekli karıştırarak sütü yavaş yavaş ekledim ve kaynayıncaya kadar pişirdim. bu ölçüyle orta koyulukta bir kıvamda beşamel sos elde ediliyor. eğer lazanyaları pişirmeden kullanacaksanız sütü 3 bardak kullanmanızı öneririm. fırında pişerken yumuşamaları için daha sıvı bir kıvama ihtiyaç var çünkü.


lazanyayı pişirme gerektirmeyen türde almıştım ancak, pakette yine de pişirme tavsiyesi vardı. sert kalmalarından korktuğum için haşladım. haşlama işlemi için çok büyük bir tencere ve biraz dikkat gerekiyor. makarna yapar gibi, piştikten hemen sonra yağ ya da sos kullanılmadığı için yapışma riski yüksek. bu nedenle eğer lazanyaları pişirecekseniz piştikten sonra kullanıncaya kadar ya suyun içinde bırakın ya da bir fırın tepsisine yapışmayacak şekilde dizin.


fırın tepsisini biraz zeytinyağıyla yağladım. 2 yaprak lazanyayı fırın tepsisinin tabanına yerleştirdim. bir sıra soyalı patlıcan, bir sıra beşamel sos, bir sıra kaşar peyniri rendesi ve tekrar lazanya sıralamasıyla toplam 4 kat olacak şekilde hazırladım. en üstteki lazanyanın üzerine beşamel sosu döküp üzerine rendelenmiş kaşar peyniri serptim. 200 derece fırında 35 dakika pişirdim.

çikolatalı mozaik pasta

9 Mart 2009 Pazartesi

bugünkü tatlı krizime çözüm olarak herkesin bildiği, çok basit bir tarif olan mozaik pastayı buldum. ancak alıştığımız tarifte farklılıklar yaptım. bence bu haliyle daha başarılı oldu. mozaik pastada kullanılan petibör bisküvi yerine cheesecake tabanında kullandığım digestive bisküvi kullandım. asıl can alıcı nokta ise pastayı dilimledikten sonra bir tarafını çikolatayla kaplamak oldu. bu haliyle pastadan ertesi güne kalması kesinlikle bir mucize.

malzemeler

500 gr digestive bisküvi(burçak ya da yulaflı)

50 gr tereyağı
50 gr bitter çikolata

1,5 bardak süt
70 gr muscovado şekeri(4-5 kaşık) ya da esmer şeker
120 gr iri dövülmüş ceviz

üzeri için 100 gr bitter çikolata(ben %84 oranda kakaolu bitter kullandım. yüksek oranda kakaolu bitter çikolata bulamazsanız eritirken kakao ekleyebilirsiniz)


genelde bu pastanın yapımında yumurta da kullanılıyor ancak çiğ yumurta yemek sağlıksız ve tehlikeli olduğundan, ben yumurtasız yapıyorum.

bisküvileri küçük küçük kırdım.

bu tarifte benmari yöntemi eritme yaptığım için öncelikle bunu anlatmak istiyorum. bu iş için en ideali 2 farklı boy tencere kullanmak. küçük tencereye su doldurup ocağın üstüne, büyük tencereye ise eriteceğimiz malzemeyi koyup küçük tencerenin üzerine oturtmak gerekiyor.

üstteki tencerenin suya temas etmemesi, ve erittiğimiz malzemenin buhara maruz kalmaması önemli. özellikle kaplama yapmak için çikolata eritirken, eritilen çikolatanın buhara maruz kalması parlaklığını yitirmesine neden olacaktır.


tereyağı ve bitter çikolatayı büyük bir kapta benmari tarzında erittim. şekeri ekleyip erimesini sağladım. son olarak sütü ekleyip homojen bir karışım sağlayana kadar ısıttım.

karışım biraz soğuyunca içine bisküvi ve cevizleri ekleyip karıştırdım. genelde mozaik pastayı streç filme sararak elimle üçgen şekil veriyorum ancak bu kez baton kek kalıbında şekillendirdim. kalıpsız şekillendirme yapacaksanız, karışımı bir süre buzdolabında bekletmenizi öneririm.

streç filmi kalıbın içine yerleştirdim, karışımı içine boşalttım ve üzerine iyice bastırarak kalıbın şeklini almasını sağladım. pastayı kalıptan çıkarmadan buzlukta beklettim. sertleşince kalıptan çıkarıp dilimledim.


pasta dilimlerinin bir yüzlerini benmari yöntemiyle erittiğim bitter çikolataya batırdım. bitter çikolatanın acımsı tadı, pastanın şekerini çok iyi dengeledi.

zencefilli kurabiye

6 Mart 2009 Cuma

zencefil, herkes tarafından kolay kolay sevilmeyen farklı bir bitki. ısıtıcı bir bitki olduğundan özellikle kış ayları için ideal.
benim gibi, çayını seven herkes sanıyorum bu kurabiyeyi de sevecektir. hafif acımsı bir tadı var o yüzden kurabiyelere koyarken ölçüye dikkat etmek gerekiyor. bu kurabiye bisküviye benzeyen, birazcık sert ve çok hafif bir kurabiye. ben iri çekilmiş tam unla yaptım ancak sanırım ince çekilmiş unla daha başarılı bir sonuç çıkar ortaya. aynı ölçülerle ince çekilmiş unla deneyebilirsiniz.


malzemeler

80 gr tereyağı(oda sıcaklığında)

60 gr muscovado şekeri (1/2 bardak kadar)
ya da 1/3 bardak esmer şeker+5 kaşık pekmez
1 yumurta

1 tatlı kaşığı toz zencefil

1/2 tatlı kaşığı tarçın

220 gr iri çekilmiş tam un(1,5 bardak)

1/2 tatlı kaşığı karbonat


sırayla tereyağ, şeker, yumurta ve diğer kuru malzemeleri yoğurarak karıştırdım. hamur toparlanınca buzdolabında yarım saat kadar dinlendirdim. bu sırada fırını 180 dereceye ayarladım.

hamuru merdaneyle 1-1,5 cm kalınlığında açıp bardağı kalıp olarak kullanarak yuvarlaklar çıkardım. pişirme kağıdı(yağlı kağıt) serilmiş tepsiye dizdim. önceden ısıtılmış 180 derece fırında 10 dakika pişirdim. fırınınızın özelliklerine göre 1-2 dakika daha fazla pişirmeniz gerekebilir.

pişirme sonrası tepsiyi hemen fırından çıkarmak gerekiyor ki kurabiyeler daha fazla sertleşmesin.

çikolatalı fındıklı kaya kurabiye

5 Mart 2009 Perşembe


favorim damla çikolatalı kurabiyeden farklı kurabiye arayışlarına girince eskiden sık yaptığım kaya kurabiye aklıma geldi. cevizli-üzümlü olan bu tarifi fındıklı ve çikolatalı olarak değiştirdim. tarifteki sıvıyağı çıkardım. beyaz şekeri tariften çıkarıp yerine muscovado şekeri koydum. bu kez iri çekilmiş tam un kullanmayıp ince çekilmiş organik un kullandım. bunca değişiklikten sonra tarif istediğim gibi oldu. dokusu biraz un kurabiyesine benzedi. adına yakışır derecede "kaya kurabiye" olduğunu söyleyemem, pek sert olmadı ancak bilinen adı bu olduğu için değiştirmek istemedim. bu değişiklikleri uyguladığım ilk denemem olduğu için küçük ölçülerle yaptım ancak sonuç başarılı. ölçüleri 2 katına çıkararak uygulama yapabilirsiniz.

malzemeler
1 yumurta
140 gr tereyağı(oda sıcaklığında)
70 gr iri dövülmüş fındık (1/2 bardak kadar)
50 gr muscovado şekeri (1/2 bardak) ya da 1/3 bardak esmer şeker+5 kaşık pekmez
240 gr un (yaklaşık 2 bardak)
100 gr damla çikolata
1 çay kaşığı karbonat

bu ölçülerle cevizden biraz büyük 15 adet kurabiye çıkıyor. ilk deneme için ideal. bir kez bu ölçülerle yapıp sonraki denemelerde beğeninize göre malzemelerde ve ölçülerde farklılık yapabilirsiniz.

fırını 180 dereceye ayarladım.

geniş bir kapta sırayla tereyağ, şeker ve yumurtayı yoğurdum. karışım pürüzsüzleşince un ve karbonatı ekleyip tekrar yoğurdum. fındık ve çikolatayı ilave edip iri bir ceviz kadar toplar yapıp tepsiye dizdim. şekilsiz olmaları(ya da yamuk şekilli olmaları için diyeyim) için hamur toplarını mıncıklayarak biraz deforme ettim.

180 derece önceden ısıtılmış fırında 20 dakika pişirdim.

özellikle görünüşlerini çok sevdim:)

yapalı 3 gün oluyor, teneke kutuda saklıyorum; tadında, dokusunda herhangi bir değişiklik ya da bayatlama belirtisi yok. çok miktarda yapıp kapalı bir kutuda saklayarak günlerce yiyebilirsiniz.



brokoli salatası

21 Şubat 2009 Cumartesi

bu salatayı keşfettiğimden beri çok seviyorum ve sık sık yapıyorum. çok basit bir tarif fakat yemek yapmayı bilmeyenler, yeni öğrenenler ve çeşitlilik arayanlar için bu salatayı da paylaşmayı uygun buldum.

malzemeler
brokoli
2-3 tane havuç
limon, zeytinyağı ve tuz

brokoliyi yıkayıp parçalara ayırdım. havuçları soyup dilimledim. sebzeleri haşlarken buharda haşlamayı tercih ediyorum. böylelikle sebzeleri haşladığımda vitaminleri suyla beraber gitmiyor.

düdüklü tenceremin buharda haşlama süzgeci var. makarna süzgeci gibi birşey ancak metalden. anlattığım şeyin neye benzediğini görmeniz açısından fotoğrafını da çektim. sağdaki aparat tencerenin içine koyulup su dolduruluyor, üstüne süzgeç yerleştiriliyor ve süzgeç sebzeyle dolduruluyor. böyle bir aracınız yoksa, tencerenize uygun metal bir süzgeç alıp aynı yöntemi kullanabilirsiniz.

düdüklü tencerede brokoli ve havuçları toplam 7 dakika haşladım. bir kasede limon, zeytinyağı ve tuzu çırpıp sebzelerin üzerine döktüm. işte hepsi bu kadar:)

üzümlü yulaflı kurabiye

19 Şubat 2009 Perşembe


atıştırırken daha az suçluluk duygusu hissedeceğim bir kurabiye tarifi düşünürken, bu tarifi uydurdum. ilk kez denediğim için küçük ölçülerle yaptım ancak tarif başarılı. ölçüleri 2 katına çıkararak uygulayabilirsiniz. verdiğim ölçülerle 12 adet çok büyük kurabiye çıktı. daha makul boylarda yapılırsa 20-22 adet çıkar.

malzemeler
110 gr tereyağı (oda sıcaklığında)
1 yumurta
3/4 bardak muscovado şekeri ya da esmer şeker (110gr)
1 bardak un (150gr) (ben kendi kendine kabaran organik un kullandım, karbonat koymadım)
1/2 bardak yulaf (50gr)
1/2 bardak kuru üzüm (80gr)
1 çay kaşığı karbonat/soda

tereyağ, yumurta, şeker, un ve karbonatı sırayla mikserle çırptım. yulaf ve kuru üzümü ekledim, kaşıkla karıştırdım. bu kurabiye de buradaki damla çikolatalı kurabiye gibi elle şekillendirilemeyecek bir kıvamda olduğu için buzdolabında 1-2 saat beklettim. hamurdan toplar yapıp tepsiye dizdim, üzerlerini kaşıkla bastırarak düzleştirdim.
180 derece önceden ısıtılmış fırında 20-25 dk pişirdim. pişme süresi bitiminde fırını tepsiden hemen çıkardım. fırında bırakınca kurabiyeler sertleşebilir.


benim kullandığım yulaf, fotoğraftaki gibi, parçalanmamış; bütün halde bir yulaf. türkiye'de marketlerde yulaf ezmesi satıldığını biliyorum ancak doğal haliyle, işlenmemiş olarak satılıyor mu bilmiyorum. eğer yulaf bulamazsanız aynı ölçüde müsli kullanabilirsiniz. müslilerin içinde birkaç çeşit tahıl ve tohum olduğu için sonuç daha bile iyi olabilir.

kabak çorbası

18 Şubat 2009 Çarşamba

son zamanlardaki favori çorbam kabak çorbası. bu çorbayı gece gündüz yiyebilirim.hem hafif, hem sağlıklı hem de lezzetli. üstelik bu tarifi, sevdiğiniz tüm sebzelere uyarlayarak farklı çorbalar yapabilirsiniz. kabak yerine brokoliyle denedim, gayet başarılı oldu.

malzemeler
3-5 kaşık zeytinyağı
2 orta boy kabak
1 soğan
1 diş sarmısak
1/2 tatlı kaşığı köri(marketlerde bulamazsanız, aktarlarda mutlaka vardır)
1 bardak süt
1 kaşık tereyağı
1 kaşık un
tuz ve su

soğan ve sarmısağı doğrayıp zeytinyağında kavurdum. kabakları küçük küçük doğrayıp tencereye ekledim. suyunu ilave edip kabaklar yumuşayıncaya kadar pişirdim.

suyu göz kararı koyduğum için ölçüsünü bilmiyorum
ancak ilk aşamada kabakların üzerini 2-3 parmak geçecek kadar su kayup, koyu olursa sıcak su ekleyebilirsiniz.

bir tavada unla tereyağını kavurup karıştırarak kabaklara ekledim ve blender/blendırdan geçirdim. (şimdi farkettim de bu aletin türkçede karşılığı yok maalesef. öğütücü desem değil, sadece karıştırıcı da değil. türk dil kurumunu göreve çağırıyorum:)

tencereyi tekrar ocağa alıp 1 bardak sütü, tuzu ve köriyi ekleyip kaynayınca ocaktan aldım.


köri sevmiyorsanız karabiber ve naneyle deneyebilirsiniz. aslında dereotu da bu çorbaya çok yakışıyor ancak her zaman bulamadığım için koyamıyorum. evinizde varsa mutlaka birkaç sap ekleyin.

çilekli cheesecake

14 Şubat 2009 Cumartesi

uzun zamandır cheesecake yapmadığım için kalpli bir kelepçeli kalıp da edinince, hemen yapmaya karar verdim. cheesecake yaparken kalıbı tamamen alüminyum folyoyla kaplamak gerektiği için net olarak bir kalp şekli çıkmadı ortaya ancak gene de güzel oldu.

yaptığım ölçülere göre bu kalıp tam istediğim şekilde uydu. çünkü hem bisküvili kısmı hem de peynirli kremalı kısmı kalın olan cheseecakeleri seviyorum. kalpli bir kalıp olduğu için tam çap ölçüsü veremiyorum ancak ölçmeye çalıştığım kadarıyla 21cm. daha ince cheesecake sevenler 25, hatta 30cm'lik kalıp kullanabilirler.


malzemeler

400gr digestive bisküvi(burçak ya da yulaflı bisküvi olabilir)
100gr tereyağ
2 paket (400gr) beyaz krem peynir (pınar beyaz türünde olanlar, labne değil)
2 yumurta
1+1/4 bardak muscovado şekeri(esmer şeker de kullanabilirsiniz)
5-6 çorba kaşığı tam un
250ml taze krema
1 tatlı kaşığı çilek aroması ya da 2-3 kaşık çilek reçeli

üzerini süslemek için
taze çilek ya da çilek reçeli
1 tatlı kaşığı nişasta
2-3 kaşık şeker

bisküviyi rondodan geçirip erimiş tereyağıyla karıştırdım. kelepçeli kalıbı folyoyla kapladım ve bisküviyi tereyağ karışımını kalıba boşalttım. karışımı iyice bastırarak düzleştirdim. kalıbı dolaba kaldırdım.


fırını 200 dereceye ayarladım. fırın ısınırken sırayla, yumurta, şeker, un, krema ve peynirleri çıptım. son olarak karışıma, çilek reçelinin tanesiz kısmından 2-3 kaşık ekleyip karıştırdım.
hazırladığım karışımı bisküvilerin üzerine döküp 35-40dk pişirdim.

benim fırınım türkiye'dekilerden farklı olduğu için verdiğim süreden çok, kendi fırınınızın özelliklerine göre pişirirseniz daha uygun olur. fırınım alt ve üstten değil, yanlardan ısıtmalı ve üzerinin kızarması daha uzun zaman alıyor bu yüzden. belki alt ve üstten ısıtmalı ya da turbo fırınlarda bu süre daha kısa olabilir.

üzeri kızarıncaya kadar pişirmek yeterli oluyor. fırından çıkarırken ortasının hâlâ sallanıyor olması sizi düşündürmesin. dolapta beklediğinde sertleşecektir.

1 gece dolapta beklettikten sonra üzerinin süslemesini hazırladım. 3-4 kaşık çilek reçeline(tanesiz kısmından) 2 kahve fincanı su, 2-3 çorba kaşığı şeker ve 1 tatlı kaşığı nişasta ekleyip karıştırarak pişirdim. çilek tanelerini de karışıma ekleyip cheesecake'in üzerine döktüm(taze çilek bulamazsanız reçel de kullanabilirsiniz, ben konserve çilek kullandım).

dışarda hazır olarak satılan cheesecakelerin ve pastaların soslu ve kaplamalı olanlarında jelatin kullanılır ve hayvansal bir gıdadır. hem iyi bir görünüm, hem de dayanıklılığı artırmak için hazır gıdaların çoğunda kullanılan bir üründür.

marketlerde satılan birçok kek, çikolata, tatlı gibi hazır gıdalarda ve pastane ürünlerinde koyulaştırıcı, bağlayıcı, köpürme sağlayıcı, birleştirici (emülgatör) olarak kullanılır. kısaca, marketlerden alınan hazır gıdaların içerik kısmına baktığımızda emülgatör görüyorsak muhtemelen sığır jelatininden elde edilmiştir. bu tür hazır gıdaları tüketirken emülgatörün soya lesitininden elde edilmiş olmasına dikkat etmek gerekiyor.

fındıklı brownie

13 Şubat 2009 Cuma

birkaç hafta önce, çikolatası yoğun, ıslak ve tatlı krizlerimi çikolataya saldırmadan atlatmamı sağlayacak bir kek tarifi ararken cafe fernando'daki bu tarife rasladım. tarifi bir kez olduğu gibi uyguladıktan sonra biraz değişiklik yapmaya karar verdim.

uzun zamandır taş değirmende öğütülmüş tam un kullandığım için, bulduğum kurabiye ve kek tariflerini, iri taneli unla yapılabilecek şekilde değiştiriyorum. kalın çekilmiş un kullanırken genelde beyaz unlu tarifte verilen un miktarını artırmak gerekiyor. unun çekilme derecesi kalınlaştıkça hamuru toparlamak da güç oluyor çünkü.

öncelikle unu tam una çevirip miktarını artırdım. beyaz şeker yerine muscovado şekeri kullandım. tereyağ, yumurta ve şeker miktarını da artırarak neredeyse yeni bir tarif yaratarak istediğim sonuca ulaştım.

gerekli malzemeler
280gr bitter çikolata
150gr tereyağı

1,5 bardak muscovado şekeri, sıkıştırılmamış haliyle(muscovado şekeri yerine 1+1/4 bardak esmer şekere ek olarak 3-5 kaşık pekmez kullanabilirsiniz)
4 yumurta

1+1/4 bardak iri öğütülmüş(taneli) tam un

2 bardak fındık(1 bardağı iri dövülmüş, 1 bardağı toz haline getirilmiş)

1 çay kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı vanilya


tereyağını ve çikolataları benmari usulü erittim. karışıma şekeri ekleyip çırptım. çırpma işlemi sırasında elektrikli miksere hiç gerek yok. çikolata ve tereyağ karışımı ılık olduğu için şeker kolayca eriyor.

karıştırmaya ara vermeden teker teker yumurtaları ve vanilyayı ekledim. burada dikkat edilmesi gereken nokta, karışım soğuduktan sonra yumurtaları eklemek. aksi halde yumurtalar pişebilir.


1 bardak toz fındığı, tuzu ve unu da ilave edip son olarak iri dövülmüş fındığı ekledim.


önceden ısıtılmış 180 derece fırında 30 dakika pişirdim.


iri öğütülmüş tam un bulmanız mümkün değilse ve taneli, lifli bir brownie istiyorsanız; 3/4 bardak ince çekilmiş tam una ilaveten 2 tepeleme kaşık kepek(kepekli un değil, kepek) ve 2 tepeleme kaşık yulaf ekleyerek kullanabilirsiniz.


kullandığım tepsinin boyutları 23x32cm. bu tepsi ölçüleriyle brownie, yaklaşık 2,5cm kalınlığında oluyor. istediğiniz kalınlığa göre tepsi boyunu ayarlayabilirsiniz. tepsiniz küçüldükçe, pişirme süresi uzayacaktır.

damla çikolatalı kurabiye

5 Ocak 2009 Pazartesi

doğal beslenmeye bir adım daha yaklaşma çabam nedeniyle artık marketten çikolata almak yerine tatlı krizlerim için kurabiye yapmayı tercih ediyorum. bu kurabiye son zamanlardaki en favori kurabiyem. çok sayıdaki girişimime rağmen fotoğraf çekmeyi ertelemem nedeniyle ertesi güne kalmayan kurabiye sendromu yüzünden son birkaç kurabiyenin fotoğrafını paylaşıyorum.
bu tarifi denerseniz ne anlatmaya çalıştığımı çok daha iyi anlayacaksınız:) tadı ve dokusu, kıvamı klasik amerikan kurabiyelere benziyor fakat tam unlu olması nedeniyle çıtır çıtır, taneli; soya unu nedeniyle yumuşak, bayatlamayan ve zaman geçtikçe asla sertleşmeyen bir kurabiye bu.

tarifteki malzemelerle ceviz büyüklüğünde toplar yaparsanız 40-45 adet kurabiye çıkıyor. bu miktar size fazla gelirse ölçüleri yarı yarıya azaltabilirsiniz.


malzemeler
220gr tereyağı, oda sıcaklığında

2 yumurta

2 bardak muscovado(dark brown muscovado) şekeri, sıkıştırılmamış haliyle(muscovado şekeri bulamazsanız 1,5 bardak esmer şeker+5-6 kaşık pekmez kullanabilirsiniz)

2 bardak tam un
1 bardak soya unu

4-5 kaşık kakao

1 çay kaşığı tuz

1 kaşık vanilya esansı

1 tatlı kaşığı kabartma tozu

200gr damla çikolata


yumurta ve şekeri krema kıvamına gelinceye kadar mikserle çırptım. sırayla tereyağ, tuz, kakao, vanilya esansı, kabartma tozu ve unları ekleyerek çırpmaya devam ettim. damla çikolatayı tahta kaşıkla karıştırarak hamura ekledim.

bu hamur epey ele yapışacak kıvamda, hatta elle şekillendirilemeyecek bir kıvamda oluyor. hamuru toparlamak adına asla daha fazla un eklemeyin. sabrınız varsa pişirme kağıdı (yağlı kağıt) serilmiş fırın tepsisine kaşık yardımıyla hamuru akıtın. daha iyisi, karışımı buzdolabında ya da dondurucuda elle şekillendirilebilecek kıvama gelinceye kadar bekletin.

ben buzdolabında 1-2 saat beklettim. ceviz büyüklüğünde toplar yapıp aralıklı olarak tepsiye dizdim ve üzerlerini hafifçe bastırarak düzleştirdim. önceden ısıtılmış 180 derece fırında 20 dakika pişirdim.


pişirme süresi fırından fırına değişebiliyor. tam ayarı tutturabilmeniz için 1-2 deneme yapmak gerekebilir ancak fırından çıktıklarında kurabiyelerin yumuşak olması sizi korkutmasın. kendi ısıları sertleşmelerine yetecektir.

çok önemli bir nokta da pişme süresi bitiminde tepsiyi mutlaka fırından çıkarıp dışarda soğutmak. eğer kurabiyeleri fırında bırakırsanız sertleşmesine neden olursunuz.
birçok insanın kurabiye pişirirken hüsrana uğramasının bir diğer nedeni de kurabiyeleri yeterince ısınmamış fırına vermek ki böyle yapmak da kurabiyelerinizin elele vererek tek parça halinde fırından çıkmalarına neden olabilir:) üzülmeyin parçalayarak ya da keserek tüketebilirsiniz. tadından birşey kaybetmeyecektir.

merhaba

kendimi bildim bileli severek, isteyerek hayvan yemedim. bu cümle pekçok insana garip gelebilir ancak aslı bu. et diye, beyaz et diye telaffuz ederek kendimize yabancılaştırdığımız şeyler aslında diğer hayvanlar. evet insan da bir hayvan ve diğerlerinden biraz daha becerikli diye onun diğer hayvanları yeme hakkını savunamayız.

sağlıklı olmak kaygısıyla değil, tamamen duygusal nedenlerle vejetaryen oldum ve zaman geçtikçe "yemek" uğruna kendi hayatı, duyguları, anıları, yavruları olan bir canlıyı öldürme fikri daha da vahşi ve kabul edilemez geliyor. insanın en büyük yanılgısı evrendeki diğer herşeyin kendi için yaratıldığını düşünmesi. oysa tüm canlıların evren için eşit bir önemi var ve aslında insanın doğaya ve evrene bir solucan kadar bile katkısı yok.

ısrarla inekleri, kuzuları, tavukları, balıkları yemenin sağlığımız için ne kadar gerekli ve hatta şart olduğu; hayvan yemezsek zekamızın gelişemeyeceği, vücudumuzun yeterli besini alamayacağı fikrine körü körüne saplanmış olanlar için yapılacak birşey yok. yalnızca hayvan yiyenlerin daha sağlıklı ve zeki olduğu, vejetaryen olanların ise daha düşük zekalı ve sağlıksız olduğu yönünde bilimsel bir kanıt olmadığını söyleyebilirim, o kadar. bu blogu o veya bu nedenle başka hayvanları yemeyi reddeden insanlar için küçük bir rehber olması amacıyla açtım.

vejetaryen olmak değil ama toplumsal dayatmaların her türlüsü nedeniyle vejetaryen olarak yaşamak zor. seçenek azlığı ve dışarda yenilen yiyeceklerin güvenilirliğinin az olması nedeniyle mutlaka mutfağa girmek ve yemek yapmayı öğrenmek gerekiyor. burada çok basit anlatımlı vejetaryen yemek tarifleri ve özel ilgim nedeniyle doğal ya da doğaya en yakın haliyle tatlı ve kurabiye tarifleri paylaşacağım. umuyorum pek çok kişinin işini kolaylaştıracak.

doğal beslenme ve vejetaryen tarifler Copyright © 2009 Designed by Ipietoon Blogger Template for Bie Blogger Template Vector by DaPino